sustain&play

The Guardian bans fossil fuel ads as part of its 2026 climate pledge

The paper, which has reduced its emissions by 48 percent since 2020, is redefining the ethical standard in climate reporting by also beginning to calculate the carbon footprint caused by generative artificial intelligence.

By Emre Başaran1 min read
metin
Gemini

İngiliz medya kuruluşu The Guardian, 28 Ağustos 2026 tarihinde açıkladığı güncellenmiş İklim Taahhüdü ile fosil yakıt reklamlarını reddetme politikasını sürdüreceğini ve sera gazı emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 67 azaltma hedefini koruduğunu duyurdu. Kurum, 2020'den bu yana emisyonlarını toplamda yüzde 48 düşürdüğünü, son bir yılda ise bu azalmanın yüzde 9 olduğunu aktardı. Bu rakamlar The Guardian'ın kendi ölçümlerine dayanmakla birlikte bağımsız bir doğrulamadan geçmedi.

Kurumun sahibi olduğu şirket Scott Trust, taahhüt kapsamında yenilenebilir enerji projelerine ve emisyon azaltım çözümlerine yaklaşık 150 milyon sterlin kaynak ayrıldığını belirtti. The Guardian, Ocak 2020'den bu yana fosil yakıt şirketlerinden reklam kabul etmeyen ilk büyük küresel medya kuruluşu olma özelliğini taşıyor. Bu kararın uygulanması daha önce Greenpeace tarafından da doğrulanmıştı.

Operasyonel şeffaflık ve B Corp sertifikası

The Guardian'ın iklim stratejisi yalnızca emisyon hedeflerinden ibaret değil. Kurum, çevresel ve sosyal performansını belgeleyen B Corp sertifikasını elinde bulunduruyor ve 2026'da yürürlüğe giren daha sıkı standartlara uyum sürecinde olduğunu açıkladı. B Lab verilerine göre Guardian Media Group halihazırda B Corp statüsüne sahip; yeni standartların mevcut puanı nasıl etkileyeceği ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

Taahhüdün dikkat çeken yeni unsuru, üretken yapay zeka teknolojilerinin kullanımından kaynaklanan emisyonların hesaplanmaya başlanması oldu. Bu hesaplamaların 2026 sonbahar raporunda yer alıp almayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Medyada sürdürülebilirlik modeli

The Guardian'ın bugünkü konumu, 2015'te fosil yakıt yatırımlarından çekilme kararına ve 2019'da editoryal dilde "iklim değişikliği" yerine "iklim krizi" ifadesini benimsemesine dayanıyor. Bu dönüşüm, medya sektöründe kurumsal sürdürülebilirlik için bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye'de ise fosil yakıt reklamlarını yasaklamış ya da B Corp sertifikası almış ana akım bir medya kuruluşu bulunmuyor. Ülkedeki iklim haberciliği çoğunlukla proje temelli kalırken, The Guardian'ın reklam yasağı ve yatırım fonu stratejisi, yerel medya için alternatif bir iş modeli örneği olarak değerlendiriliyor.

This article was produced with the assistance of AI tools and reviewed by an editor before publication.

Related