sustain&play

Latin Amerika'nın dev şirketlerinden fosil yakıt ittifakı: Çevre örgütlerinden tepki

Petrobras ve Pemex'in derin deniz hamlesi çevre örgütlerini harekete geçirirken, model TPAO için emsal oluşturabilir.

Yazan Emre Başaran2 dakikalık okuma
Görsel: google/gemini-3.1-flash-lite-image ile üretildi

Latin Amerika'nın en büyük iki petrol üreticisi, derin deniz aramacılığında iş birliğine gidiyor. Brezilya devlet şirketi Petrobras ile Meksika devlet şirketi Pemex arasında imzalanan mutabakat zaptı, iki ülkenin enerji egemenliği vizyonunu güçlendirirken, çevre örgütleri anlaşmanın iklim hedeflerini baltalayacağı uyarısında bulunuyor.

Petrobras ve Pemex, 23 Haziran'da Rio de Janeiro'da iki yıllık bir stratejik iş birliği protokolü imzaladı. Petrobras'ın açıklamasına göre anlaşma, derin deniz arama ve üretim faaliyetlerinin yanı sıra rafineri, petrokimya, gübre üretimi ve karbon yakalama teknolojilerinde ortak çalışmayı kapsıyor.

Anlaşmanın kalbinde ise teknoloji transferi yatıyor. Pemex'in açıklamasına göre Petrobras, Brezilya'nın tuz altı havzalarında elde ettiği ultra derin deniz sondaj teknolojisi ve su altı mühendislik deneyimini, Meksika Körfezi'ndeki rezervlerin geliştirilmesi için paylaşacak. Bu iş birliği, her iki ülkede de sol eğilimli hükümetlerin devlet şirketlerini kalkınmanın lokomotifi olarak görme politikasıyla örtüşüyor.

'Enerji egemenliği' vurgusu

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, anlaşmanın Pemex'in kontrolünü devretmek anlamına gelmediğini vurguladı. Sheinbaum, temel amacın enerji egemenliğini güçlendirmek olduğunu savundu. Bu söylem, Meksika'nın 2013 enerji reformuyla özel sektöre açtığı alanların yeniden devlet-devlet iş birliği modeline kaydığı bir döneme işaret ediyor.

Ancak anlaşma çevre cephesinden sert tepki çekti. Greenpeace Meksika ve CEMDA'nın da aralarında bulunduğu 10'dan fazla sivil toplum kuruluşu, derin deniz sondajının kaza riskini artırdığını ve Meksika'nın Paris Anlaşması kapsamındaki yüzde 35 emisyon azaltım hedefini tehlikeye attığını duyurdu.

Endişelerin bilimsel bir dayanağı da var. Mongabay'ın aktardığı araştırma verilerine göre, Meksika Körfezi'ndeki kuyu derinliğindeki her 30,5 metrelik artış, güvenlik ve çevre olayları riskini ortalama yüzde 8,5 yükseltiyor.

Türkiye için emsal olabilir

Brezilya-Meksika hattındaki bu gelişme, Türkiye'nin enerji stratejisi açısından da yakından takip edilecek nitelikte. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda benzer bir model izliyor: Derin deniz kabiliyetlerini geliştirerek küresel petrol devlerine olan teknolojik bağımlılığı azaltmak ve devlet eliyle enerji bağımsızlığını sağlamak.

Petrobras ve Pemex arasındaki bu 'Güney-Güney' iş birliği, TPAO'nun gelecekte diğer devlet enerji şirketleriyle kurabileceği teknoloji transferi modelleri için bir emsal teşkil edebilir. Özellikle ultra derin deniz sondajında elde edilen teknik bilginin paylaşımı, benzer jeolojik zorluklarla karşılaşan devlet şirketleri için alternatif bir yol haritası sunuyor.

Mutabakat zaptının bağlayıcı olmaması, somut yatırım kararlarının ve ortak projelerin takvimini belirsiz bırakıyor. Brezilya'nın tuz altı jeolojik yapısı ile Meksika Körfezi'ndeki tuz blokları arasındaki farkların teknik başarıyı nasıl etkileyeceği de şimdilik cevaplanamayan sorular arasında.

Bu içerik yapay zeka araçlarının desteğiyle hazırlanmış, yayına alınmadan önce editör tarafından kontrol edilmiştir.

İlgili içerikler